“Mezhepçilik, kin ve intikam bölünme yaratır”
Beşar Esad‘ın 24 yıllık iktidarının sona erdiği Suriye’de Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) öncülüğünde kurulan yeni yönetim döneminde Alevi ve Hristiyan dini azınlıklara karşı taarruzlarda artış kaydedilmesi ülkede korku ve yansıyı arttırıyor. Adalet daveti yapan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, “Mezhepçilik, kin ve intikamın toplumda bölünme yaratacağını” ifade ederek, acil kapsamlı tedbirler alınmasını istedi. Yeni idarenin iktidara gelmesi sonrasında 135 olayda 263 kişinin mezhep ve dini inancından ötürü öldürüldüğü açıklandı.
Başta Şam olmak üzere Alevi ve Hristiyan nüfusun yaşadığı bölgelerde hücumların artması, aralarında çocuk ve bayanların da olduğu çok sayıda Suriyelinin silahlı gruplar tarafından taarruza maruz kalması ülkedeki insani ve siyasi grupları harekete geçirdi. Bu gruplar arasında yer alan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), “Mezhepçilik ve İntikamdan Arınmış Yeni Bir Suriye’ye Doğru…” başlığı ismi altında Suriye Süreksiz Cumhurbaşkanı Ahmet el Şara ve yeni yönetime “Adalet çağrısı” yaptı.
“Bölünme hayaletine sürüklenmeden…”
2011’de Suriye’de başlayan iç savaşı izlemek ve belgelemek maksadıyla kurulmuş Londra merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan SHOR, Esad yönetimi sonrası Suriye’de yaşanan mezhepsel olaylara dikkat çekti. Yeni demokratik Suriye’nin kin üzerine inşa edilemeyeceği vurgulanan açıklamada, şu tabirlere yer verildi:
“Suriye rejimlerinin ülkeyi inşa ettiği kin ve mezhepçilik, ülkeyi bir şiddet sarmalına ve bir halkın oğulları arasında uçurum yaratarak bölünme hayaletine sürüklemeden önce aşılmalı ve hatta doldurulmalı ve devrilmelidir. İhtilalin, herkesin hayalini kurduğu vatanı inşa edemeyen bu tehlikeli davranışlar ve ihlallerle bağları koparmak için geldiğini hatırlayalım.
“Suriyelilerin yüreğinde yara derindir”
Ülkeyi yöneten zalim rejimlerin, bilhassa de Esad ailesinin oynadığı mezhepçilik ateşiyle yaralanan Suriyelilerin yüreğinde yara derindir, fakat bu yarayı koparmak tek devadır ve bu ateşten kim zarar gördüyse, ihtilalin hakikatin sesini yükseltmek, hukuku uygulamak ve failleri adalete teslim edip hesap vermek ve “şikayet, dini ya da siyasi geçmiş” olmaksızın adil bir yargılama yapmak için zafer kazandığını bilmelidir.
“Tek taraflı intikam ülkeyi mahveder”
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, diktatör rejimin düşüşünden bu yana gerginlik yaratan bu ihlaller konusunda ihtarda bulunuyor ve tek taraflı intikamın lakin daha güçlü bir intikam, intikam duygusu ve şiddet ve suç batağına yol açabileceğini, bunun da ülkeyi mahvedeceğini, yıllardır süren zulüm, yıkım, adaletsizlik ve baskı nedeniyle çöken kurumların inşasını ve ilerlemesini engelleyeceğini vurguluyor.
“Yeni devlet mezhepçilikle mücadele etmeli”
Birlikte varoluşuyla bilinen, Arapların ve tüm kimliklerin meselelerini taşıyan medeniyet ve bilim ülkesi Suriye, bugün, insanların öldürüldüğü ve yerinden edildiği ülkeyi inşa etmeye uygun olmayan kötü niyetli arka planlara bürünmüş mezhepsel, dini ya da hatta siyasi çatışmaların yeri olamaz. Diyalog ve anlayışın gerçekleşmesi ve yeni ve gelecek devletin ve idarenin mezhepçiliği ve bugün hakim olan kaos durumunu reddetmek ve onunla mücadele etmek ve birçok tarafın intikam uğruna oynadığı intikamla mücadele etmek için çalışması vakti gelmiştir.”
6’sı bayan 1’i çocuk
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, 2025 yılı başından bu yana Suriye’nin çeşitli vilayetlerinde mezhepsel nedenlerden kaynaklı 135 saldırı yaşandı. Yaşanan hücumlarda 256’sı erkek, 6’sı bayan ve 1’i çocuk olmak üzere 263 kişi hayatını kaybetti.
Özellikle Alevi ve Hristiyanların çoğunlukta olduğu bölgelere daha fazla güvenlik gücü konuşlandırılması ve güvenlik gücü dışında silah kullananlara karşı tesirli tedbirler alınması istenen açıklamada, kendini asker ve polis olarak tanıtan kişi ve gruplara karşı tedbir alınması için vatandaşlara yönelik farkındalık kampanyaları düzenlenmesi talep edildi. Mezhepsel nedenlerle sivilleri öldüren güvenlik güçlerinin ise adalete teslim edilip derhal görevden alınması istendi.
“Yönetim açıkça vurgulamalı”
Ülkede yaşanan insan hakları ihlalleri ve yeni idarenin buna karşı alacağı tedbirleri SHOR’a değerlendiren Suriyeli Avukat Muhammed El Sadi, halkın adil, kamuya açık, eşit ve şeffaf yargılamalar yapılmadan hiçbir ihlali asla kabul etmeyeceğini, yeni idarenin ise tüm Suriyeliler için adaleti, hakkaniyeti, özgürlüğü, onuru ve düzgünlüğü yaymaya çalışırken görev müddeti boyunca hiçbir ihlali kabul etmeyeceğini açıkça vurgulaması gerektiğini söyledi. El Sadi, “Ancak ne yazık ki, yeni idarenin oburlarının tecrübelerinden yararlanarak tekrarlanmasını önlemeye çalıştığı ferdi, disiplinsiz eylemler var. Örneğin Ruanda’da 1994 yılında Tutsi’lere karşı gerçekleştirilen soykırımda bir milyona yakın insan öldürüldü ve 250.000’e yakın bayana tecavüz edildi. Bu olay ülke halkını şok ve dehşet içinde bıraktı, altyapı da büyük ölçüde tahrip oldu. O tarihten bu yana Ruanda, tüm Ruandalıların kalıcı bir barış içinde yan yana yaşayabilmeleri için tezli bir adalet ve uzlaşma sürecine girişti. Çok sayıda fail olsa bile, şartlar ne olursa olsun ağır insan hakları ihlallerinin cezasız kalması haklı gösterilemez” diye konuştu.