DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Deprem sonrası Marmara fayı üzerinde yeni tartışma; kilitli mi, sürüklenen mi?

Sarsıntı sonrası Marmara fayı üzerinde yeni tartışma; kilitli mi, sürüklenen mi?

Deprem sonrası Marmara fayı üzerinde yeni tartışma; kilitli mi, sürüklenen mi?
Yayınlama: 25.04.2025
5
A+
A-

İstanbul açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki sarsıntının ardından Marmara Denizi içindeki fay sınırının niteliği yeniden tartışma konusu oldu. Alman araştırmacıların yaptığı çalışmalar, uzun müddettir “kilitli fay” olarak bedellendirilen bu sınırın “sürüklenen fay” olabileceğine işaret etti.

Alman Yer Bilimleri Araştırma Merkezi’nden (GFZ) sismolog Prof. Marco Bohnhoff, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada iki senaryoya dikkat çekti. İlk senaryoya göre, 6,2 büyüklüğündeki sarsıntı ana zelzele olabilir ve akabinde olağan kabul edilen artçılarla sismik aktivite azalabilir. İkinci senaryoda ise bu zelzelenin daha büyük bir sarsıntının habercisi olabileceği belirtiliyor. Hürriyet’te yer alan habere göre, Bohnhoff, bu durumda Marmara’da 7,4 büyüklüğünde bir sarsıntının meydana gelebileceğini, lakin hangi senaryonun gerçekleşeceğini şu basamakta kimsenin kesin olarak bilemeyeceğini söyledi.

Prof. Dr. Osman Bektaş, Almanların 2017 yılında Marmara fayında “creep” yani sürüklenme tespiti yaptığını, Japonların da benzer bir sonuca ulaştığını belirtti. Bektaş, yarar enerji biriktiğine dair bir kanıt olmadığını ve sürüklenen fayların büyük sarsıntı üretmesinin zor olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Ziyadin Çakır, Orta Marmara fay segmentinin bir kısmının sürüklenen fay olduğunu, lakin doğudaki kısmın kilitli kaldığını söyledi. Çakır, bir sonraki kırılmanın bu bölgede yaşanabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Tuncay Taymaz, fayın kilitli olduğunu düşündüğünü ve dünkü sarsıntının sona erdiği noktadan Adalar açıklarına kadar uzanan çizginin şimdi kırılmadığını kaydetti.

Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara’daki fayın birtakım kısımlarının sürüklendiğini, lakin kırılma potansiyelinin sürdüğünü ifade etti.

Prof. Dr. Süleyman Pampal, Alman araştırmacıların sürüklenme tespiti yaptığını, fakat İTÜ ekibinin fayın kilitli olduğuna dair yayınlar yaptığını hatırlattı. Pampal, şimdiye kadar fayın yaklaşık üçte birinin kırıldığını söyledi.

Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise son zelzelenin çok önemli bir enerji boşalması sağladığını, lakin bunun diğer bir zelzelesi tetikleyip tetiklemeyeceğini söylemenin spekülatif olacağını vurguladı. Marmara kaynaklı büyük sarsıntıya odaklanılması gerektiğini ifade etti.

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.