“Cumhurbaşkanı yardımcısı ile hazine ve maliye bakanının ilk yurtdışı ziyaretlerini BAE’ne yapması da, iktisatta eski kusurların artık tekrarlanmayacağı umudu açısından pek iç açıcı görünmüyor”
Fehmi Koru*
Bir güne üç çok önemli haber sığdı.
İlki günlerdir beklenen haber: Bugün Merkez Bankası Para Siyaseti Kurulu (PPK) toplanıp ‘faiz’ konusundaki kararını açıklayacak…
Diğeri, yeni kabinede hazine ve maliye bakanlığı koltuğunda oturan Mehmet Şimşek ile ilgili. Kulislere göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yeni bakanın yanına almak istediği dört kişinin onun istediği vazifelere atanmasına onay vermiş; atamalar gecikmeden Resmi Gazete’de yayımlanacakmış…
Üçüncü haber de şu: Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz ile hazine ve maliye bakanı Mehmet Şimşek günü birliğine bir ziyaret için dün akşam saatlerinde Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) gitmiş…
Fark ettiğiniz benzeri haberlerin hepsi ekonomi ile ilgili.
Ekonomi haberlerinin günümüzde öne çıkmasından doğal bir şey yok; Türkiye şu sıralarda ekonomik göstergeleri en bozuk birkaç ülkeden biri.
Ülkelerin ekonomik durumlarıyla ilgili hangi olumlu alana bakılırsa bakılsın Türkiye’nin listelerde en gerilerde yer aldığı görülüyor. Buna karşılık, iktisadın bozuk olduğunu gösteren hangi alanlar varsa, onlarda da en üst sıralarda Türkiye bulunuyor.
Durum bu türlü olunca ekonomik haberlerin dikkatle izlenmesini olağan karşılamak gerekiyor.
Ancak üç haberi birlikte değerlendirdiğimizde, yeni hükümetin kuruluşu sonrasında baş gösteren olumlu havanın devamından kuşku duymamak elde değil.
Görev alanı ekonomi olan ve sıkıntıların devasa hale geldiği bir ortamda göreve atanan bakanın aradan geçen bir ay içerisinde en yakın çalışma arkadaşlarının atanmasını şimdi gerçekleştiremediği anlaşılıyor.
Oysa yeni bakanın atandığı ilk günden kollarını sıvayıp izleyeceği siyasetleri çoktan kamuoyuyla paylaşması gerekirdi. Anlaşılan, yeni bakan bakanlık koridorlarında yalnızları oynuyor. Dört isim atanacak -o da atanırlarsa- ve onlarla birlikte yeni periyotta izlenecek yolun haritası hazırlanacak.
Tevekkeli, bakanın atanmasından derhal sonra, üyeleri de değiştirilerek, yeni periyodun en belirleyici konusu olan ‘faiz’ ile ilgili kararı vaktini bile beklemeden alması gereken Merkez Bankası PPK, fakat bugün, o da eski üyelerle, toplanabiliyor.
Eski üyeler, son bir yıl içerisinde ‘faiz’ ile ilgili bilinen kararları alan bürokratlar…
Yeni bakanın eski üyelerin şimdiye kadarki kararlarından farklı bir yol izleyeceği ve onu da bugünkü PPK toplantısından çıkartacağı beklenmiyor muydu?
Ne yani, eski bürokratlardan oluşan PPK, bugün yeniden eskinin gibi bir karar mı alacak?
Yoksa, eski aldıkları kararla taban tabana zıt bir karara mı imza atacak eski üyeler?
Siz bu işte bir yanlışlık görmüyor musunuz?
Ben görüyorum.
[Kulis bilgileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onay verdiği dört ismin nereye atanacakları konusunda açık değildi; sanki bugünkü Resmi Gazete’de PPK üyeliklerine o isimler atanacak ve ‘faiz’ konusundaki kararı yeni atanan üyeler mi alacak?]
İlk iki haberin encamı bu türlü.
Gelelim üçüncü habere…
Cevdet Yılmaz ile Mehmet Şimşek dün akşam birdenbire BAE’ne hareket etmişler. Ziyaretin günübirlik olduğu duyuruldu.
Hükümetin iki çok önemli ismi birlikte BAE’ne neden gitmiş olabilir?
Akla gelen ilk münasebet, Körfez’in bu güçlü ülkesinin kapısının, bir kere daha, kaynak transferi için çalınmış olabileceğidir.
Türkiye ile BAE arasında bundan 1,5 yıl kadar önce -Ocak 2022’de- bir swap mutabakatı imzalanmıştı. Buna göre BAE Türkiye’ye 18 milyar dirhem ile 64 milyar TL verecekti. Anlaşma sırasında haberi duyuran ajanslar bunun 5 milyar dolar meblağında olduğunu bildirmekteydi. O para geldi mi bilmiyorum.
Geldiyse bile dolar cinsinden olmadığı için fazla bir işe yaramış mıdır, ondan da haberim yok.
BAE direkt 5 milyar dolar verseydi de fazla bir mana taşımazdı.
Oradan şu anda ne kadar bir para beklenebilir?
Cumhurbaşkanı yardımcısı ile hazine ve maliye bakanının ilk yurtdışı ziyaretlerini BAE’ne yapması da, iktisatta eski kusurların artık tekrarlanmayacağı umudu açısından pek iç açıcı görünmüyor.
[Meraklı bir ülke BAE. Ocak 2019 tarihli eski bir BBC haberini ilginize ve bilginize sunayım: “Reuters ajansı özel haberinde, geçmişte ABD için çalışan bir grup istihbarat görevlisinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ismine kimi siyasetçilerin, aktivistlerin ve diplomatların iPhone’larını hacklediklerini iddia etti. Reuters’a göre Karma ismi verilen gelişmiş casusluk programı kapsamında telefonlarına erişilenler arasında eski Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de var.”]
*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.