Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Efor testinin kalp kasının zorlanma sırasındaki tepkisini değerlendirdiğini, BT koroner anjiyografinin ise kalp damarlarının yapısını ve plakları doğrudan incelemeye yardımcı olduğunu belirten Prof. Dr. Melih Us, bazı hastalarda efor testi sonuçlarının normal olmasına rağmen damar hastalığının bulunabileceğini söyledi.
Hürriyet yazarı Fulya Soybaş, Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Melih Us ile kalp krizi riskinin erken tespitini ve check-up programlarının kapsamını konuştu. Us, rutin tetkiklerin damar hastalıklarını her zaman göstermeyebileceğini belirtirken kişiye özel değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.
Hürriyet yazarı Fulya Soybaş, Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Melih Us ile kalp krizlerinin önceden tespit edilmesi ve kalp sağlığının değerlendirilmesinde kullanılan yöntemler üzerine bir röportaj gerçekleştirdi. Us, rutin check-up sonuçlarının normal çıkmasının kalp damarlarında hastalık bulunmadığı anlamına gelmeyebileceğini belirterek bazı kontrollerin hastalara gerçekte olmadıkları kadar sağlıklı oldukları hissini verebildiğini söyledi.
Us, basit kan tahlilleri, elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) gibi tetkiklerin damar duvarındaki plakları her zaman ortaya koyamayabileceğini ifade etti. Düzenli check-up yaptıran bir hastasında karın bölgesindeki damarda yaklaşık yüzde 60 darlık ve kalp damarına müdahale gerektiren hastalık saptandığını aktaran Us, değerlendirmede yaş, aile öyküsü, kullanılan ilaçlar, şikâyetler ve risk faktörlerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Us, kendi klinik uygulamasında ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunmayan kişiler için 35 yaşında bir kez bilgisayarlı tomografi (BT) koroner anjiyografi değerlendirmesi önerdiğini, ailesinde kalp hastalığı bulunanların ise 30 yaşından itibaren değerlendirilmesini uygun gördüğünü belirtti. Plak saptanmayan kişilerin beş yıl sonra yeniden değerlendirilebileceğini söyledi. Bu yaklaşımın kişisel klinik önerisi olduğunu, tetkik kararının kişinin risklerine göre hekim tarafından verilmesi gerektiğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Efor testinin kalp kasının zorlanma sırasındaki tepkisini değerlendirdiğini, BT koroner anjiyografinin ise kalp damarlarının yapısını ve plakları doğrudan incelemeye yardımcı olduğunu belirten Us, bazı hastalarda efor testi sonuçlarının normal olmasına rağmen damar hastalığının bulunabileceğini söyledi. Us’a göre damar darlığının oranı kadar plağın yapısı da önemli; ciddi darlık oluşturmayan, ancak yırtılmaya yatkın plaklar pıhtı oluşumu ve kalp krizi riski taşıyabiliyor.
( ALINTI www.hurriyet.com.tr/yazarlar/fulya-soybas/kalp-krizi-geliyor… )