Dünyaca ünlü pizza zinciri Pizza Hut’ın el değiştirmesi gündemde. Şirketin sahibi Yum! Brands’in, satış için özel sermaye şirketi LongRange Capital ile yürüttüğü görüşmeleri hızlandırdığı ve tarafların anlaşmaya yakın olduğu bildirildi. Bloomberg'in ...
01.06.2026
0
Gram altın 1 Haziran'a 6 bin 680 TL'den başlarken, ons altın 4 bin 525 dolar seviyesinde işlem gördü. Orta Doğu'daki belirsizlik, petrol fiyatlarındaki yükseliş, güçlü dolar ve tahvil faizlerindeki yüksek seyir altını baskılarken, Ekonomist Tuncay ...
01.06.2026
0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut projesine ilişkin detayları paylaştı. Konutların Anadolu ve Avrupa yakasında yer alacağını belirten Kurum, ilk teslimlerin eylül ...
07.06.2026
0
Türkiye gazetesi yazarı İsa Karakaş, memur emeklilerine 2023’ten bu yana vadedilen seyyanen zam konusunda beklentilerin yeniden zayıfladığını yazdı. Kulis bilgilerine göre, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele politikası nedeniyle ek iyileştirme ...
01.06.2026
0

Mahfi Eğilmez: Piyasalarda Japonya etkisi

Mahfi Eğilmez: Piyasalarda Japonya tesiri

Mahfi Eğilmez: Piyasalarda Japonya etkisi
Yayınlama: 07.08.2024
6
A+
A-

* Mahfi Eğilmez

Japonya, 1990’ların başından itibaren içine girdiği sakinlik girdabından bir türlü kurtulamadı. Hükümetlerin denemediği usul kalmadı: Piyasayı canlandırmak için faizi eksiye indirdiler, ABD ve Avrupa’nın yaptığı benzeri para bastılar olmadı, insanları harcamaya teşvik edebilmek için enflasyonun artmasına razı olup kamu harcamalarını artırdılar, vergileri düşürdüler yeniden olmadı. Büyüme bir türlü istendiği benzeri toparlanamadı. Buna karşılık kamu bölümü borç yükü inanılmaz boyutlara ulaştı.

Aşağıdaki grafikler Japonya’nın ekonomik büyümesini gösteriyor (bu makaledeki grafiklerin tamamı IMF bilgileridir ve https://tradingeconomics.com/ sitesinden alınmıştır.) Soldaki grafik çeyrekler itibarıyla bir evvelki yılın aynı çeyrek sonucuna göre yıllık büyümeyi, sağdaki grafik ise bir evvelki çeyreğe göre büyümeyi gösteriyor. Her ikisi de Japonya’nın resesyonun eşiğinde olduğunu sergiliyor.

Büyümedeki bu sakinliğe rağmen işsizlik ve enflasyon konusunda en azından şimdilik bir sorun görünmüyor. Aşağıdaki grafiklerden soldaki işsizlik oranını, sağdaki enflasyon oranını gösteriyor.

İşsizlik, gelişmiş ülkelerin pek birçoklarında görülen işsizlik oranının epey altında seyrederken enflasyon da yüzde 3’ün çabucak altında bulunuyor. Bununla birlikte Japon hükümeti ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yüzde 2 oranının enflasyonda tavan alınması yaklaşımını kendileri için de benimsediğinden mevcut görünümden mutlu değiller.

Aşağıda soldaki grafik bütçe istikrarı / GSYH oranını (%) ve sağdaki grafik de kamu borç stoku / GSYH oranını (%) gösteriyor:


Japon devlet bütçesi, 2020’de ulaştığı rekor açıktan sonra biraz toparlanmış olsa da hala yüzde 5,5 oranında açık veriyor. Çok daha çok önemli olan sorun kamu kısmı borç yükü: Japonya bu alanda dünyanın en borçlu kamu kesitine sahip bulunuyor.

Aşağıdaki grafikte cari istikrar / GSYH oranı (%) yer alıyor:

Geleneksel olarak cari fazla veren Japonya bu yolda devam ediyor. Son duruma göre Japonya, GSYH’sinin yüzde 3,6’sı oranında bir cari fazlaya sahip bulunuyor ve bu durum, kamu kesiti borç stokunun tehlikesini azaltan bir sigorta benzeri düşünülüyor.

Aşağıdaki grafik imalat PMI endeksini gösteriyor:

Bu endeksin özelliği geleceğe ilişkin olarak satın alma yöneticilerinin beklentilerini sergilemesi. Endeksin 50’nin altında olması beklentilerin iyi olmadığını 40’ın altında olması önemli olumsuz beklentilerin var olduğunu işaret ediyor. Mevcut durumda Japonya açısından beklentilerin bozulmakta olduğunu söylemek mümkündür. Tabii asıl olarak faiz kararında sonra bu endeksin ne yönde hareket edeceğine bakmamız gerekiyor.

BOJ, Temmuz ayının son gününde sürpriz sayılabilecek bir kararla faiz oranını yükseltti. Temmuz sonuna kadar % 0,10 olan faiz oranı Japonya’yı carry trade için ucuz fon sağlama merkezi haline getirmişti Yatırım fonları, Japonya’dan ucuz faizle aldıkları kredilerle dünyada daha yüksek faiz veren ülkelere yatırım yaparak para kazanıyorlardı. Türkiye de bu ülkeler arasında en yüksek faizi veren ülkelerden birisi olarak yer alıyordu. BOJ, Temmuz ayının son gününde faizi 0,25’e yükseltti. Her ne kadar yapılan artışa rağmen BOJ’un faizi hala diğer ülkelere göre çok düşük olsa bile bu artış carry trade maliyetini artırdığı ve daha da kıymetlisi geleceğe ilişkin yeni artışlara pencere açtığı için fonlar üzerinde tesirli oldu. Carry trade yapanlar, fonlarını boşaltmaya ve dolara dönmeye başladılar. Faizi yükseldiği için değerli hale gelen Japon Yenine talep arttı ve Yen de kıymetlendi. Böylelikle talep artınca dolar, ABD seçimleri nedeniyle kaybettiği pozisyonu yeniden yakalamaya yöneldi. BOJ’un faizi artırması öncesinde ABD seçimleri, resesyon beklentisinin ortaya çıkması, orta doğuda tırmanan kriz nedeniyle zati diken üstünde olan piyasalar BOJ’dan gelen faiz artırımıyla paniğe kapıldılar. Panik hali bütün dünya piyasalarında dalgalanmalara, hatta kimi alanlarda çöküşlere yol açtı.

Bütün bunlara karşılık dünya, uzun müddettir şoklarla yaşamaya alışmış durumda olduğu için, evvelden olsa çok daha ağır sonuçları olabilecek şokları artık birkaç günlük sarsıntıyla atlatabiliyor. Alınan kararlar, yapılan uygulamalar, hatta savaşlar ilk anda çok tesirli olsa da bu tesirleri uzun sürmüyor. Dün bütün piyasalarda önemli düşüşler vardı, bu sabah hafif hafif toparlanma başladı. Bununla birlikte önümüzdeki günler bilhassa orta doğu krizi açısından belirsizliğini koruyor. Belirsizlik, finans piyasalarının en sevmediği durumdur. Bu durum bir süre bu türlü devam edecek görünüyor.

Bu yazı Mahfi Eğilmez’in ferdî blogundan alınmıştır…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.