Bitcoin, haftalık bazda yüzde 15'e yaklaşan değer kaybıyla Temmuz 2024'ten bu yana en sert düşüşünü yaşamaya hazırlanıyor. BTC 62 bin 600 dolar seviyesine gerilerken, ABD'li BlackRock'un IBIT fonundan borsaya aktarıldığı öne sürülen 6 bin 5 adet ...
05.06.2026
0
Uluslararası marka değerleme kuruluşu Brand Finance’in 2026 Banking 500 raporuna göre İş Bankası, Avrupa’da marka gücü açısından ilk 10 banka arasında yer aldı. Banka ayrıca Türkiye’nin en yüksek marka değerine sahip bankası oldu. Uluslararası marka ...
04.06.2026
0
Dünyaca ünlü pizza zinciri Pizza Hut’ın el değiştirmesi gündemde. Şirketin sahibi Yum! Brands’in, satış için özel sermaye şirketi LongRange Capital ile yürüttüğü görüşmeleri hızlandırdığı ve tarafların anlaşmaya yakın olduğu bildirildi. Bloomberg'in ...
01.06.2026
0
Gram altın 1 Haziran'a 6 bin 680 TL'den başlarken, ons altın 4 bin 525 dolar seviyesinde işlem gördü. Orta Doğu'daki belirsizlik, petrol fiyatlarındaki yükseliş, güçlü dolar ve tahvil faizlerindeki yüksek seyir altını baskılarken, Ekonomist Tuncay ...
01.06.2026
0

OECD, Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmede bulundu: Olası iki riske dikkat çekildi

OECD, Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmede bulundu: Muhtemel iki riske dikkat çekildi

OECD, Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmede bulundu: Olası iki riske dikkat çekildi
Yayınlama: 16.09.2024
5
A+
A-

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan OECD, klasik makroekonomik siyasetlere dönüşün yatırımcıların inancını artırdığını söyledi. Sıkı para siyaseti şartlarının sürdürülmesi gerektiğini ifade eden OECD, Türkiye iktisadının gidişatına yönelik riskleri erken siyaset gevşemesi ve Merkez Bankası’nın güvenilirliğinde mümkün bir sarsılma olarak belirtti.

Türkiye, ekonomik dönüşüm sürecinde çok önemli bir dönemeçte bulunuyor. Faiz oranlarının artışı ve enflasyonun düşürülmesi beklentisi, para ve maliye siyasetleriyle desteklenen enflasyonla mücadele eforlarını hızlandırıyor. Bu süreçte yatırımcılar ve dal profesyonelleri, sanayi üretimi, işsizlik oranı, enflasyon ve kredi eğilimleri benzeri ekonomik göstergeleri dikkatle takip ederek Türkiye iktisadının geleceğine dair öngörülerde bulunuyor. Fitch benzeri kredi derecelendirme kuruluşlarının, Türkiye’ye yöneliki kredi notlarını yukarı yönde revize etmesi, uygulanan ekonomik programların olumlu tesirler yarattığını gösteriyor.

CNBC-e’den Safa Gümüş’ün haberine göre, son periyotta yayımlanan raporlar, enflasyonun düşürülmesi yönünde adımlar atıldığını ortaya koysa da halk nezdinde enflasyonun hala yüksek ve inatçı olduğu algısı devam ediyor. Ekonomi etraflarında tanınan isimlerden Mahfi Eğilmez benzeri ekonomistler, Türkiye’nin stagflasyon riskiyle karşı karşıya olabileceği konusunda ihtarlarda bulunuyor.

Bu ekonomik tablo içinde, küresel ekonomi ve Türkiye’nin durumu üzerine kapsamlı tahliller sunan OECD, Türkiye’nin mevcut ekonomik görünümünü ve ekonomi idaresinin ataklarını değerlendirdi.

“Portföy yatırımları direkt yatırımlara dönüşebilir”

Türkiye’nin daha klasik makroekonomik siyasetlere dönüş yapmasının, yatırımcıların moralini artırdığına işaret eden OECD yetkilileri, CNBC-e.com’a gönderdikleri e-posta değerlendirmesinde “Türkiye’nin CDS primleri düşüş gösterdi ve Haziran ayında, takas süreçleri hariç net uluslararası rezervler 2020 başından bu yana ilk defa pozitif oldu. Son aylardaki olumlu gelişmelere karşın, ekonomik zorluklar devam ediyor. Uluslararası ortamdan tam manasıyla faydalanmak ve daha fazla not artışı sağlamak için makroekonomik istikrar siyasetlerinin devam etmesi gerekiyor” sözlerine yer verdi.

Özellikle ekonomi siyasetindeki istikrar ve öngörülebilir bir çerçevenin yatırımcı itimadını artırabileceği ve uluslararası sermaye akışlarını hızlandırabileceği vurgulanırken, bu güven ortamının, kısa vadeli finansal akışların direkt yabancı yatırımlara dönüşmesini de sağlayabileceği ifade edildi.

“TCMB’nin enflasyon maksadı ulaşılabilir”

Yakın vakitte açıklanan Orta Vadeli Program’da, Türkiye’nin 2024 yılı için enflasyon beklentisi yüzde 41,5 olarak belli oldu. Bu oran, evvelki OVP raporunda 2024 yılı için öngörülen yüzde 33 düzeyinin hayli üzerinde yer alıyor. Hasebiyle, enflasyon beklentisinde önemli bir artış -850 baz puan- söz konusu. Bu artış, gelecek yıllar için de yukarı taraflı revizyonlarla kendini gösteriyor; 2025 yılı için beklenti yüzde 15,2’den yüzde 17,5’e, 2026 yılı için ise yüzde 8,5’ten yüzde 9,7’ye yükseltildi. Piyasa aktörleri, OVP’deki bu yukarı istikametli revizyonu gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendiriyor.

Buna karşılık TCMB’nin enflasyon beklentisi yüzde 38 düzeyinde. Üst bandı yüzde 42 olan bu hedef şimdi revize edilmedi, lakin OVP’nin enflasyon beklentisi TCMB’nin maksadının üst bandı olan yüzde 42’ye yaklaşıyor. OECD’ye göre TCMB’nin bu hedefe ulaşması ise ihtimal dahilinde.

“TCMB sıkılaşmayı sürdürmeli”

“Para siyaseti şartlarının sıkı kalması ve enflasyon hedefe sağlam bir şekilde yönelene kadar mali sıkılaşmanın sürdürülmesi gerekiyor”. OECD’nin bu yorumu, aslında direkt erken bir faiz indirimi ihtimaline karşı olarak gerçekleşti. Hakikaten OECD Türkiye iktisadının gidişatına yönelik riskleri ‘erken siyaset gevşemesi’ ve ‘Merkez’in güvenilirliğinin sarsılması’ olarak belirtti. Enflasyondaki mümkün bir artışa karşı titiz olunması ve bunun hala bir risk faktörü olarak ortada olduğu da ifade edilen bir diğer risk faktörü.

Annesi ve babası Can Atalay’ın “suçlarını” anlatıyor

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.